'Suriye'nin kuzeyini tamamından temizleyeceğiz'

Cumhurbaşkanı Erdoğan Diyanet Vakfı İyilik Ödülleri töreninde; ''Eğer sivilleri hedef alsaydık, Afrin çoktan düşmüştü beyler" diye konuştu.

'Suriye'nin kuzeyini tamamından temizleyeceğiz'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyanet Vakfı İyilik Ödülleri töreninde gündemle ilgili açıklamalarda bulundu.

İşte Cumhurbaşkanı'nın konuşmasından satırbaşları...

TERÖR ÖRGÜTÜNÜN MAKYAJI DÖKÜLÜYOR

İstiklalimizin istikbalimizin bekçisi, bölgemizdeki mazlumların muhafızı kahraman Mehmetçiklerimize takdim edilmesinden de büykü bir memnuniyet duydum. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz gerçekleştirdiği başarılı operasyonlarla, hem vatanımızın güvenliğini temin ediyor hem de terör örgütlerinin zulmüne maruz kalan kardeşlerimizin yardımına koşuyor. Son birkaç gündür Afrin'den yansıyan insanlık  dışı manzaraları sizler de görüyorsunuz. Sivilleri kalkan olarak kullanan, kurdugu tuzaklarla çocukları öldüren terör örgütünün makyajı tel tel dökülüyor. 

İŞGAL İÇİN GİRMİYORUZ

Şu an itibariyle 3 bin 400 teröristi etkisiz hale getirdik. Ve artık Afrin'e girdik giriyoruz, çok fazla bir şey kalmadı. Ama biz işgal için girmiyoruz, Afrin'i oraların gerçek sahiplerine teslim etmek için giriyoruz. Batı medyasında moda ikonu edasıyla pazarlanan teröristlerin vahşi, gaddar, katil yüzleri böylece ifşa oldu. Mehmetçiklerimiz ÖSO ile birlikte teröristlerden temizlediği her toprak parçasında bölge halkının geleceğini de kurtarıyor. DEAŞ bahanesiyle coğrafyamıza biçilmeye çalışan kefeni Allah'ın izni, milletimizin duası ve kahraman askerlerimizin gayretiyle paramparça ettik ediyoruz.

SURİYE'NİN İNŞASINA BÜYÜK ADIM ATACAĞIZ

Bir asır önce nasıl Çanakkale'de emperyalist hevesleri kursaklarda bıraktıysak bugün de aynı şeyi güney sınırlarımız boyunca yapacağız. 911 kilometre Suriye sınırı. İnsanlıktan, adalet ve merhametten taviz vermeden, hakkımızda yürütülene kara propagandaya aldırmadan, Afrin'i, Münbiç'i ve Suriye'nin kuzeyini bu katil sürülerinin tamamından temizleyeceğiz. Tüm bu toprak parçalarını Suriyeli kardeşlerimizin yurtlarına dönebilecekleri eman bölgeleri haline getireceğiz.  Böylece hem bölgedeki Kürt, Arap ve Türkmen kardeşlerimizi bölgedeki terör örgütlerinin zulmünden kurtaracak hem de Suriye'nin inşasına yönelik büyük bir adım atacağız.

MAZLUM OLANA YARDIM ELİ UZATIYORUZ

Birileri binlerce kamyon dolusu silah ve mühimmat gönderirken, Türkiye Diyanet Vakfımız oraya binlerce kamyon insani yardım malzemesi gönderdi, gönderiyor. Kızılay'ımız, AFAD'ımız aynı şekilde gönderdi, gönderiyor. Siz varil bombalarıyla, bombalarla Doğu Guta'da binlerce çocuk, yaşlı, kadın öldürürken; siz Suriye'nin genelinde 1 milyona yakın insanı öldürürken ve öldürene sahip çıkarken biz sadece mağdur ve mazlum olana yardım elini uzatıyoruz. Aramızdaki fark bu. Bize kalkıp akıl veriyorlar. Diyorlar ki, 'Sivil insanlar ölüyor'. Bilerek konuşun. Bilmeden konuşmayın beyler. Biz sivil insanları hiçbir zaman hedef almadık. Sivil insanları hedef alsaydık Afrin çoktan düşmüştü. O kadar hassas gidiyoruz ki aman siviller vurulmasın. Buna dikkat ediyoruz. Ama bunlarda böyle bir şey var mı, sivildi, sivil değildi hiç fark etmez bombaları yağdırıyorlar. Bizi bunlardan ayıran bu, bu hassasiyetimizi aynen sürdüreceğiz. 

Birileri Suriye'de terör örgütlerine yardıma giderken Diyanet Vakfı gibi kurumlarımız, insanların yaralarını, sadece vakıf değil askerlerimiz orada yaraları sarıyor. Adeta oralarda sivil savunma görevini icra ediyor. Birilerini mazlumların kanı ve gözyaşı üzerinden semirmeye çalışırken, bizim kurumlarımız Suriye'den Irak'a kadar insanlığın yüzünü ağarttı. Kurulduğu günden beri, 'İnsanların en hayırlısı insanlara en faydalı olanıdır' düsturuyla vakıf bünyesinde emek vermiş herkesi tebrik ediyor, Allah hepsinden razı olsun diyorum.

İSLAM MERHAMET DİNİDİR

İslam ahlak ve merhamet dinidir. Cahiliye toplumundan asrı saadete geçişin serdarı olan resulü ekrem de güzel ahlakı tamamlamak için gönderilmiş bir merhamet elçisidir. Kız çocuklarını katleden, kadınlara  zulmeden bireyler İslam'la müşerref olduktan sonra Hazreti Ömer gibi adalet timsallerine dönüşmüştür. İslam içkiyi su gibi tüketen, kendi ellerine yaptıkları putlara tapan cahiliyye toplumundan insanlığın kutup yıldızlara çıkarmıştır. Haset ile kararan kalpler Kuranı kerim ve sünneti seniyyenin nuruyla feraha kavuşmuştur. Birilerinin son zamanlarda söyledikleri birçok şeyler var. Detaya girmeyeceğim, onlar zaten Diyanet camiasının ilgi alanındadır, onlar gereğini yapacaktır. Akif'in söylediği bir şey  var, 'Bizim derdimiz, Müslüman olarak hedefimiz, doğrudan doğruya Kuran'dan alarak ilhamı, asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı.' Bizim için başka kapı yok. Tek kapı orası. Diğerleri lafı güzaf. Bu büyük değişimin sırrı nedir? 23 yıl gibi kısa bir sürede İslam'ın geniş bir coğrafyaya ulaşması nasıl mümkün olmuştur? Bu soruya verilecek cevap, nebevi davet ve irşad metodudur. Resulullah efendimizin tebliğ, yani insanlara İslamı anlatma yöntemidir. 

 

Yorumlar

Yorumumun sitede yayınlanmasını kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş..