Hande mi, Demet mi? İnanın konuşmaya bile değmez

Bülent Makar yazdı: Hande mi, Demet mi? İnanın konuşmaya bile değmez

Geçtiğimiz günlerde Hande Yener’in İzmir’de yaşadığı olayı hepimiz biliyoruz. Şu meşhur muhabiri kovma olayı… Ekranlarda görüntüleri izledik. Yorumcuların büyük bölümü Hande Yener’i yerden yere vurmak için birbiriyle yarıştı. İzlerken hem bunca yıl yaptığım gazetecilikten utandım hem de koca koca adamların bu kadar balık hafızalı olup, olayda Demet Akalın’a sahip çıkmak için ne kadar çırpındığını görünce insanlık adına utandım. Gerçi magazin yorumlayanların yüzde 80'ine muhabirlikten ne gazetecilikten anlar, bunu da peşinen söyleyeyim (Ali Eyüboğlu hariç). Olayı çok net anladığım için olayın içeriğinden hiç bahsetmeyeceğim. Bu satırlara yazacağım tek şeyin Hande Yener’in bu hareketi yapmakla yüzde 1000 haklı olduğundan başka bir şey olamaz.

Neden, nasıl?

Sahada çalışanlar iyi bilir, aslında aralarının limoni olduğu sanatçıya program yöneticileri o sanatçının sevdiği muhabirleri gönderir ki sanatçı ile kanal arasında sorun çıkmasın bir tatsızlık olmasın.

Yani Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan’ın basın toplantısı varsa oraya Kemal Kılıçdaroğlu’nun kankası olan muhabiri göndermezler. Bu direkt olarak kötü niyet olarak algılanır. Hatta zaman zaman o muhabirler aslı astarı olmayan sorularla karşısındakini çılgına çevirir. Siyasetten uç isimlerle örnek vereyim dedim, olay daha net anlaşılsın diye.

Örnekten de net anlaşılacağı gibi Seren Serengil ve Cengiz Semercioğlu belli ki durumu iyi yönetememişler ya da yönetmek istememişler. Zaten kavgalı oldukları Hande Yener’e bir sol kroşe daha indirmek için tetikçi muhabiri Hande Yener’in üzerine salıvermişler.

Yine sahadakiler çok iyi bilir; egosu sıfır olan Hande Yener gazeteci dostudur. Tanıyın tanımayın, ulusal olun, yerel olun Hande Yener’in konserine, aktivitesine gittiyseniz boş çıkmazsınız. Çünkü kimsenin kalbini kırmaz. Gazetecilerin en rahat çalıştığı sanatçıların en başında gelir diyebilirim. Röportaj yapmak için bekletmez, hatta zaman zaman beklediğine bile şahit olmuşumdur. Onun sahne aldığı konserde gazeteci el üstündedir. Bu yazıyı okuyan muhabir arkadaşlar da mutlaka bana hak verecektir. Hande Yener öyle kolay kolay da sinirlenmez, hep temkinlidir sorular karşısında.

Peki Hande Yener’i bu kadar ağır eleştiren, yerden yere vuran bu kumpasın -bence- içinde olan Seren Serengil ve Demet Akalın nasıldır gazetecilere karşı?

Mesela en son hatırladığım kadarıyla Demet Akalın’ın kocası muhabir arkadaşlara saldırmış, ana avrat dümdüz gitmişti. Bilmem muhabir arkadaşlar hatırlayabildi mi? Demet Akalın’ın sayısını unuttuğum kadar gazeteciyi azarladığını, konserlere aldırmadığını, bir röportaj için bırakın gazeteci olmayı insana bile yakışmayacak eziyetler ettiğini söylesem herhalde muhabir arkadaşlar yalanlamazlar beni. Yıllarca muhabirlik, bir o kadar da yöneticilik yapmış biri olarak söylüyorum bunu size. Defalarca protesto edildiğini, defalarca gazetecilerle papaz olduğunu, kavga ettiğini biliyorum. Sadece gazetecilerle mi? Nerden bakarsanız bakın şarkıcı âlemindeki herkesle nerdeyse... Alişan, İbrahim Tatlıses, Bengü vs. vs. liste uzayıp gidiyor... En son başarıdan başarıya koşan Aleyna Tilki'ye saldırmıştı. Şöhreti hazmedememiş çok sık gördüğüm ünlülerdendir kendisi.

İş birilerini yermekse, bir kefeye koymaksa 100 tane Demet Akalın, 2000 tane Seren Serengil’i bir kefeye koysan Hande Yener’i tartamazlar terazinin diğer ucunda.

Sahada muhabirlik yapmak çok zor iştir. Hele magazin muhabiriysen 20 kat daha zorlaşır. Alkollü sanatçıyla ayrı uğraşırsın, egosu gökdelen yapmış sanatçıyla ayrı uğraşırsın ama mütevazılıği ile ün yapmış, şan şöhreti bir kenara koymuş Hande Yener gibi birini zor bulursun bu camiada.

Yani olayın özeti şu: Gazeteci olmayan, hiç magazincilik yapmamış, bir tane dahi şarkısı halkın diline düşmemiş, özel hayatında başarısız, iş hayatında başarısız, yorum yaptığı programın reytingleri yerlerde, sansasyonla milletin sanatçısının sırtından gündem yaparak ayakta kalmaya çalışan Seren Serengil’i yorumcu yaparsan, yanına da egosu tavan yapmış daha 1 sene önce ailece magazincilere küfür eden, gazeteciye saldıran adamın eşinin tetikçi muhabir kankasını da kullanıp Hande Yener’e saldırtırsın tabi. Suç tabii ki sizde değil, başları ayak yapan, ayakları baş yapan perde arakasındaki çok başarılı (!) yöneticilerimizde.

İnşallah bu ekranları babalarının çiftliği gibi kullanan, başarılı birçok kişiye yok yere saldıran, ondan bunda çıkar sağlayan, tetikçilik yapan, sunucu ve yorumcu ve hatta kendini muhabir veya gazeteci zanneden müsvedelerden bir gün kurtuluruz.  Gazetecilik, medya mensupluğu, tarafsızlık, kalemini tetiğe dönüştürmemek gibi değerleri bilen gazetecileri çalıştıracak yöneticilerimizle bir gün karşılaşmak nasip olur diyerek dua etmekten başka bir şey kalmıyor bize.

Gününüz aydınlık, fikriniz hür, vicdanınız yanınızda  olsun.